Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Canım Okan'a

 Acı nedir  Bir damla gozyasinda mıdır Gözlerden akamayan her bir damla mıdır  Acı nasıl kapanır  Yüreği kabuk bağlanınca mı  Yoksa nefessiz kaldığında mı  Peki nasıl alisilir  Unutunca mi gideni  Yoksa yasatinca mi yüreğinde her hücresini  Anıları mi hatirlamali  Geride kalanlara mi  bakmalı  Canım arkadaşım çok erken gittin daha genceciktin bugün gelecektin yanimiza söz vermiştin bekledik seni heycanlandik gelmedin vazgectin bizden ailenden ,senden çok şey öğrenecektim iyi bir Mimar olacaktın küçük yasimda dost oldun bana arkadaş oldun olmadı ama böyle gittin hemen seni çok seviyoruz ve seni hep anacağız hiç şüphen olmasın kalbimizde hep var olacaksın... Yattığın toprak incitmesin o güzel kalbini 
En son yayınlar

Yaşam

 Yaşamayı yasatmayi  Ölümü dirilmeyi  Dünyanın en ücra köşesindeki çaresizliği  Binanın tepesindeki odaya dolan günesi  Seviyorum  Birtanecik yaşamın , yaşamanın umudun ardindan yeniden yükselmeyi seviyorum  Bilmiyorum yolun uzunluğunu  Gitmeyi seviyorum  Kararsız kaldığımda ilk seçenekten vazgecisimi seviyorum  Ağaçtaki yaprağı  Kaktusteki dikeni seviyorum  Sevmeyi seviyorum  Bağlamayı hayata kalin bir urganla  Dolasmali boynuma  agirligimca Nefesim tek nefese dusunceye kadar seviyorum 

Döngü

 Ölüp ölüp dirilmelerin insanıyım  Anka kuşunun kanadındayım Uçsuz bucaksız gecelerin ardından  Tekrar uyanmanın insanıyım

Yalnızlığın Resmi

Şiddetli yağmur bastırıyor. Pencerenin önünde saatlerce dışarıya bakıyor. Şimdi ise sessizlik vardı içinde, her şeye rağmen yaşayabilir mi acaba ? Kalabalık arasında yalın tek bir ruh . Insanların veremediği mutluluğu tek yalnızlık veriyordu ona ,adıyla hitap etmemek doğru değil elbette ama o duygusuzdu ,eğlenebilecek kadar duyguları vardı fakat mutlu olabilecek kadar duyguları yoktu belki , yalnızdı hep yalnız dışlanıyor ve seviliyordu ama seviyordu, yaşama rağmen seviyordu ,acımasızlığa, esarete rağmen seviyordu . Çünkü o bir çocuk sevginin gücünü olduğunu düşünen bir çocuk, ağaçların hışırtısı huzur verir ona ,insanların dansı heyecanlandırır onu ,hep zariftir bu çocuğun bir yanı ,hep bir yanı eksik, hayat iste tamamlamaz yarımı, kabuklaşır yara ama kapanmaz ,kabuk soyuldukça daha çok kanar,yara bandı dahi tutmaz yarayı, zaman gerekecek yaranın kapanması için, diyorki sansizlik diyor acı veriyor bana kimsesizlik yalnızlık ilkbaharın gelişini bekleyen sonbahar yaprağı gibi bekliyor o...

Bir pişmanlık

Güllerin en güzeliydi o deniz gibi bir sesi  yaprak gibi gözleri  ve en güzelide koskocaman sevmesi .Hem kederi sever hemde çaresizliği  yani sahte değil sahici hemde çok sahici sever canı yandığı zaman ağlar mesela yahut gülmek istediğinde kahkalar onu bırakmaz böyle yaşar işte senin benim gibi ama bir farkla pişmanlık vardır ruhunda herkesten farklı bir pişmanlık yaşamasına duymuş olduğu bir pişmanlık gökyüzüne baktığında karanlık görür mesela pişmandır gökyüzünü siyah gördüğü için papatya onun için hep kırmızıdır kanın rengi gibi aynı şakaklarinda hep kan vardır ,sözleri hep acıdır ama hep te güler kararsizligin böylesi ,pişmanlığın böylesi , işte yaşam bu nedensizlestigi an koyboldugun an oluyor, zor buluyorsun kendini ,zor seviyorsun hayatı ve bazen ellerin uzanıyor gökyüzüne ufaktan bir gülümseme, sessizliğine bir çare ve belkide gökyüzüne dalıp gittiğin an oluyor bazen belkide geceler boyu ağlamam oluyor sevmek yetmiyor bazen haykırmak gerekiyor yaşmaya dair pişman...